Babalar Dikkat!

İçerik: 

 Çocuğun Gelişiminde ve Eğitiminde Babanın Önemi 

Babaların Rolleri 

 

Toplumumuzda genel olarak baba ailenin reisi ve evin geçimini üstlenen bireydir. Bu nedenle çocukla çok fazla zaman geçirme fırsatı olmaz anlayışı vardır.  Ancak bu anlayış yavaş yavaş değişmektedir. Artık  biliyoruz ki, babaları ile oyun oynayan, zaman geçiren çocuklar diğerlerine oranla pek çok bakımdan (zeka, sosyal gelişim gibi) olumlu etkilenmektedirler. Değişen bu "baba" anlayışının toplumda her gün daha fazla yerleştiğini söylemek mümkündür. Reklamlarda maça gitmek yerine  çocuklan ile zaman geçirmeyi seçen baba örneklerinin olması, medyada yer alan birtakım örnekler "yeni" baba anlayışının yerleşmesinde etkili olacaktır. En azından babanın sadece "para kazanan" rolünden kurtulması adına önemli rol oynayacaktır. 

 

Çağdaş baba, çocuklarının gelişimini takip eden, anne ile çocuğun bakım ve eğitimini paylaşan babadır. Bu da alt değiştiren, çocuğunu sadece futbol maçına değil, tiyatroya da götüren baba imajını doğurmaktadır.

 

Özellikle erkek çocuklarının baba modeline ihtiyaç  duymaları göz önünde bulundurulduğunda babanın çocuğun eğitimindeki önemi tartışılmaz olarak ortaya çıkmaktadır. Babanın varlığı çocuğun hayatını zenginleştirir. 

 

Baba "eştir", bu yüzden annenin en büyük yardımcısı ve onun görevlerini paylaşan kişidir. "Anne" ve "baba" görevleri değil, ortak görevler söz konusudur.

 

Çocuğun Eğitiminde Babanın Rolü 

 

Son yıllarda çocuğun eğitiminde babanın etkileri üzerine yoğun bir dikkat söz konusudur. Annenin çocuğun gelişimine katkıları ile ilgili araştırmalar ve programların sayısı babalarla ilgili olanlardan fazladır. 

 

Babanın çocuğun gelişiminde aktif rol almasının olumlu etkiler yaptığı ilgili araştırmalarda gözlenmiştir. Bu etki çocuğun zihinsel gelişimim, sosyal ve duygusal gelişimini kapsamaktadır. Çocuğun yetiştirilmesinde sorumlu diğer kişilerle (anne veya başkaları) eşit görev alan babaların çocuklarının daha fazla öz güven, başarı duygusu ve özsaygı sahibi oldukları ortaya çıkmıştır. Bu babaların, çocuklarına daha sevecen ve yakın ilişkiler içinde oldukları ifade edilmektedir.  

 

Araştırmaların dışında günlük hayattaki gözlemler de babaların annelerden daha farklı bir rol üstlenmiş olduklarını ve onlardan daha farklı davrandıklarını, olaylar karşısındaki tepkilerinin daha farklı olduğunu göstermektedir. Bu da çocuğun davranış yelpazesine zenginlik katmakta, ayrıca çocuğun ruhsal sağlığı açısından önem kazanmaktadır, çoğu kez anneler daha kuralcı, belli şeylerin yerine getirilmesi taraftarıyken, babalar daha rahat davranabiliyorlar. Annelik içgüdülerinin ağır bastığı yerde babanın dengeleyici unsuru önem kazanmaktadır. Bütün bu söylenenler kesinlikle genelleme yapılarak ifade edilemez. Ancak pek çok kez babaların"rahatlığının" çocuğun eğitiminde daha olumlu bir katkı yaptığını düşünmüşümdür. Sık sık çocuk parkına giden annelerin gözlemleri de şöyledir.  Anneler daha çok her tarafı kum olur.", "Üstünü basını kirletir." diye titizlenirken, babalar bu konuları pek umursamazlar. Bu yaklaşım çocuğa bir şeyleri deneme özgürlüğü vermektedir. Bazı anneler küçük çocuklarını korumak için kaydırağa tırmanırlar ve çocuğu oradan idare ederler. Bu basit gibi görünen davranışla çocuğa verilen o kadar mesaj var ki oysa. Tek başına merdivenden tırmanmasına izin verilmeyen ve tek basma kaydıraktan kaymayı deneyemeyen çocuğun daha sonra kendine güvenli bir birey olması nasıl beklensin ki? Oysa anne, koruyuculuk görevini ona yandan destek olarak, ona cesaret vererek, sakin olmasını söyleyerek yapabilir. Babaların bu gibi durumlarda çocuklarına daha fazla güven aşıladıklarını düşünüyorum. Bununla beraber abartıp çocuktan kendini aşan taleplerde bulunan, "Benim aslan oğlum yapar." sorumluluğunu yükleyerek taşıyamayacağı bir yükü çocuğun sırtına bindiren ve bunu bir marifet zanneden babaların da eleştirmeden geçemeyeceğim. 

 

Baba olarak çocuğun yanında olmak anne olarak yer almaktan farklıdır. Çocuğunuzun bu farkı yaşama hakkı olduğunu unutmayın.

 

Çocukların anne babalarından küçük, ama anlamlı istekleri olur. İşte bir çocuğun babasından ne istediğini anlatan öğretici bir hikaye:

Baba, Beni Duyuyor musun ?

 Adam yorgun argın eve döndüğünde 5 yaşındaki oğlunu kapının önünde beklerken bulmuş. Çocuk babasına "Baba, bir saatte ne kadar para kazanıyorsun?" diye sormuş. Zaten yorgun gelen adam "Bu senin işin değil." diye yanıtlamış. Bunun üzerine çocuk 
"Babacığım, lütfen, bilmek istiyorum." diye ısrar etmiş. Adam illaki bilmek istiyorsan, ?saatte yirmi dolar kazanıyorum? diye yanıt vermiş.  Bunun üzerine çocuk ?baba bana 10 dolar borç verir misin?? diye sormuş adam iyice sinirli bir şekilde ?benim senin oyunlarına ayıracak  zamanım ve param yok, derhal odana git ve kapını kapat?  demiş çocuk sessizce odasına çıkmış kapısını kapatmış.

Aradan bir saat geçtikten sonra biraz daha sakinleşince, çocuğun parayı neden istediğini sormadığı aklına gelmiş. «Belki de gerçekten lazımdı." diye düşünmüş. Çocuğun odasına çıkmış ve kapıyı açmış. Yatağında olan çocuğa "Uyuyor musun?" diye 
sormuş. Çocuk, "Hayır." diye yanıtlamış. "Al bakalım istediğin on dolan. Sana az önce sert davrandığım için üzgünüm, ama uzun ve yorucu bir gün geçirdim." demiş. Çocuk sevinçle bağırmış, "Teşekkürler babacığım." Yastığının altından başka buruşuk paralar çıkarmış, babasının suratına bakmış ve yavaşça paraları saymaya başlamış. Bunu gören babası iyice sinirlenerek "Paran olduğu halde neden benden para istiyorsun? Benim, senin saçma çocuk oyunlarına ayıracak vaktim yok." demiş. Çocuk, "Param vardı, ama yeterince yoktu." demiş ve paralan babasına uzatarak; " işte yirmi dolar. Bana bir saatini ayırabilir misin?" diye eklemiş. 
Çocuğunuzun size anlatmak istediklerini ne kadar 
duyuyorsunuz?

 

Psikolojik Danışman

Şenol Baygül

http://www.antalyapsikolojikdanisma.com/

Şirinyalı Mh. İsmet Gökşen Cad.

1528 S. Şahbaz Apt. K:2 D:5 Lara / Antalya

Tel: 0 (242) 312 60 13 - 316 98 99 ? 532 320 80 71

antalyapsikolojikdanisma@hotmail.com

facebook.com/ antalyapsikolojikdanisma

twitter/ baygulsenol