Depresyonda Harcamalarınıza Dikkat Edin

İçerik: 

depresyon-tedavisi-belirtileri

Depresyon alış veriş isteğini tetikliyor.

Depresyon, satın alma isteğini artırıyor. Çoğu zaman üzüntü, yalnızlık, kızgınlık ve engellenme gibi olumsuz duygular, satın almada artışa neden oluyor. "Hastalar"  aldıkları eşyaların büyük kısmını paketinden bile çıkarmıyor, saklıyor.

Psikiyatri Literatürü'nde 1900'lü yılların başında "Oniomania" olarak tanımlanmış olan bu bozukluk, son yıllarda "kompulsif alışveriş" şeklinde de ele alınmaktadır. Bu rahatsızlıkta gözlenen belirtiler; Sürekli zihinsel uğraşı,  satın alma düşüncesi veya eyleminin  belirgin bir huzursuzluğa yol açmasıdır. 

Sosyal ilişkileri bozar 

Kompülsif satın alma, çoğu zaman hatırı sayılır borçlara, aile ve evlilik ilişkilerinde kopmaya, hatta yasal zorluklara yol açmaktadır. Satın alma eyleminin peşinden suçluluk duygusu, utanç ve sıkıntı gelmektedir. Hastalar aldıkları eşyaların büyük bir kısmını paketinden bile çıkarmaz. Genellikle aldıklarım gizleme eğilimin dedirler. Bu nedenle sık sık yalana başvururlar. Hastalar, girdikleri borçları ödeyebilmek için çeşitli yasadışı işlere bile girişebilirler. 

Kadınlarda daha sık görülür 

Takıntının toplumda yüzde 2 ile 16 arası bir sıklıkta görüldüğü ve hastaların çoğunun kadın olduğu ortaya çıktı. Kadınlar genelde elbise, kozmetik eşya ve mücevhere karşı takıntılı bir ilgi duymakta, erkekler ise daha çok elektronik eşyaları tercih etmektedir. Alışverişin duygusallık ve kimlik ile ilgili boyutları kadınlar için erkeklerden daha önemli olduğu, kadınların alış veriş yapmayı sosyal etkileşim için olumlu bir  davranış olarak gördüğü bilinmektedir.

Depresyonla ilişkisi 

Yapılan çalışmalar, kompulsif satın almanın psikiyatrik rahatsızlıklarla ilişkili olduğunu göstermiştir. Bununla ilintili olarak, bu bozukluğu başka psikiyatrik bozuklukların [bağımlılık, duygu bozuklukları ya da obsesif kompulsif spektrum bozukluklar vb.) bir türevi olarak değerlendiren varsayımlar ortaya atılmıştır. Bütün bunlar, depresyonla kompulsif satın alma arasında bir ilişki olduğunu gösterir. Depresyon gibi duygulanımlar, kişilerin satın almaya yatkınlıklarını artırır. Çoğu zaman üzüntü, yalnızlık, kızgınlık ve engellenme gibi olumsuz duygular satın almada artışa neden olur. 

Ergenliğin son dönemine dikkat 

Hastalığın başlangıcı geç ergenlik ve erişkinlik dönemine rastlamakla birlikte, tam olarak yerleşmesi birkaç yılı alabilmektedir. Ergenlik döneminde görülmesi nadirdir.

Modayı çok sıla takip

Alışveriş takıntısı, daha çok dürtü düzeyinde ele alman bir rahatsızlıktır. Kompulsif satın almada davranışlarının karşı konulamazlığı ve denetlenemezliği, OKB'deki gereksiz ve istenmeyen ritüelleri hatırlatır. Ancak, denetlenemeyen satın alma davranışı sergileyen hastalar, marka takıntısında çok görmediğiniz şekilde, adeta ilgili davranış öncesi aşerme yaşamakta ve davranış ortaya çıktığı andan itibaren hedonik bir hoşnutlukla karşılaşmaktadırlar. Bunların yanı sıra, yeniliklerin farkında olmak, son modayı  takip etmek, pazarlıkla en uygun fiyatı elde ettiğine inanmak genelde bu tip kişilerde kendine olan güveni artırır.

 

Boşluk duygusuna karşı savunma

"Antisosyal", "borderline", "histrionik"  ve "narsist" kişilik bozuklukları, bu rahatsızlıkla daha sık birlikte görülür. Psikodinamik açıdan baktığımızda, kompulsif satın alma; narsistik,  zedelenme, psikolojik bağımlılık, öfke, utanç ve umutsuzluk gibi olumsuz duygular, boşluk ve yetersizlik hissi gibi çeşitli olgulara karşı bir savunma olarak işlev görür. Satın alma ya da paranın bir tür takıntı haline gelmesinde sadece biyolojik ya da psikolojik etmenler değil, içinde yaşadığımız toplumun bu davranışa bakış açışı da rol oynamaktadır. Bir davranış, toplum tarafından ne kadar kabul görürse, davranışsal bağımlılığa eğilimli kişilerin kendilerini rahatlatan bu tarz davranışları benimseyip devam ettirmesi daha kolay olur. 

Tedavisi zor değil 

Özgüven eksikliğini bastırmak için alışveriş yapıyorlar kompulsif satın alma davranışının gelişiminde temel kabuller (kendilik değerinin düşüldüğü, incinebilirlik), ebeveynlerden birinin küçük yaşta kaybı, fiziksel yoksunluklar (sakatlık) bulunabilir. Hastalanan kendileriyle ilgili algıdan dar kapsamlıdır ve bazen gerçekle uyumsuz çarpıtmalar görülür. Bu da bazen özgüven eksikliği olarak özetlenebilecek bir görünümle karşımıza çıkar. Kişi, benlik algısını artırmak için özetlikle bazı nesneleri alma ihtiyaca duyabilir. Belirli bir konuyla ilgili nesneleri kompulsif şekilde alarak, o konu hakkında yeterli olduktan  duygusunu yasayabilirler.

Kaynak: Popüler Psikiyatri Dergisi, 2015, 83:15