İlişkilerde Ayrılıklar Sonrası Depresyon

İçerik: 

Duygusal ilişki; içinde romantik öğeler bulunduran birtakım iletişim öğelerinin de olduğu kişiyi psikolojik ve sosyal yönlerden etkileyen ilişki türüdür. Aynı zamanda duygusal ilişkiler kişinin psikolojik iyiliği, mutluluğu, yaşam doyumu ile de ilişkilidir.

 

Ayrılık sonrası depresyon belirtileri

’Şeytanın Avukatı’ filminde Al Pacino aşkı nasıl açıklamıştı hatırlıyor musunuz? “Aşk mı? Biyokimyasal olarak  yüksek miktarda çikolata yemekten farksız.” Çikolatanın insanları mutlu ettiği bilgisinden yola çıkmış olmalı. Bunun yanında deli dolu heyecanlar ve gelecek beklentilerini de barındırmaktadır. Her duygusal ilişki başladığı gibi gitmeyebilir ve  bazı sebeplerden dolayı sonlanabilmektedir. Karnınızdaki kelebekler yerini fillere bıraktığında. Şair her ne kadar “Ayrılıklar da sevdaya dahil.” dese de ayrıldıktan sonra uyku güçlüğü, daha fazla duygusal sıkıntıya yönelme, “stres” hormonunda artma ve yaşam doyumunda azalma gibi durumlar ortaya çıkabilmektedir. Ayrılık bir değişimi de beraberinde getirdiği için depresif belirtilerin de ortaya çıkmasına yol açabilmektedir.  Birkaç gün süren olumsuz duygular hissetmek ayrılık karşısında olağan bir durum olmakla birlikte depresyon ile karıştırılmamalıdır.

 

“Ayrılık sonrası psikoloji” herkeste farklı tepkiler ortaya çıkarır:  

Depresyonun doğası gereği pek çok alanda uzun süreli bozulmalar meydana gelmektedir. Bazı bireyler ayrılık sonrası ortaya çıkan durumların üstesinden daha kolay gelirken bazıları bu süreci zor şekilde yaşayabilmektedir. Bu noktada var olan ilişkiye ve partnere yüklenen anlam, ayrılığın kişide algılanan anlamı ve bireyin kişiliği baş etmeyi etkilemektedir. Öyle ki yapılan araştırmalara bakıldığında ayrılma ve terk edilme kaygısı olan bireylerin (kaygılı kişilik) partnerlerine yakın olma isteği olduğu görülmektedir. Bu bireyler için partnerleri hayatlarının merkezinde olduğundan ayrılık süreci daha sancılı olabilmekte. Her şeye birlikte karar verilen ortak hayatın sona erdiği ayrılık sürecinde olumsuz benlik algısına sahip bir kişi uyum problemleri yaşayabilmektedir. Kişi “Bir ilişkiyi bile sürdüremedim.” diye düşünüp kendini suçlayabilir. Ancak; unutulmamalıdır ki, bir ilişkiyi sürdürmek karışıklıklı yapılabilen bir şeydir. İlişkisini, sevilme ve onay alma ihtiyacını karşılayan bir dinamik olarak gören kişi sevdiği insanı kaybetmekten kendini seven kişinin kaybı karşısında üzüntü yaşayacaktır. Bu noktada “Sevmek için mi sevilir?” sorusu zihinde canlanıyor tabi. Mevcut bir partner kişi için sevildiğinin somut bir örneği değil mi? İşte sevilmeme düşünceleri olan ve kendini ancak bir ilişkide var hisseden kişi için ayrılık oldukça çarpıcı olabilmekte. Tüm bu olumsuz hisler ve durumlar giderek yoğun şekilde ve uzun süre boyunca yaşanıp değersizlik, suçluluk gibi duygularla karakterize olduğunda ve sosyal, fiziksel çekilmeleri de beraberinde getirdiğinde depresyonun varlığından söz etmek mümkündür. 

 

Ayrılık sonrası depresyon nasıl davranılmalı?

Ayrılık sürecini daha kolay atlatabilmek için benlik algınızı yeniden düzenlemelisiniz yani yaşamda birtakım şeyleri bir partnere ihtiyaç duymadan yapabildiğinize dair ip uçları toplamalısınız. Çünkü görece uzun süreli birliktelik yaşayan insanların kimlikleri iç içe geçmiş hale gelebilmektedir. Bu yüzden kişi yalnız başına hareket edemeyeceği düşüncesine kapılabilir. Evliliği biten bir arkadaşım bir gün gelip “Bu kadar ağlamak yeter artık. Evi boyamaya karar verdim. Evi boyayacağım ve tek başıma da bir şeyler başarabildiğimi herkese göstereceğim.” demişti. Bu ip ucundan daha büyük gibi görünüyor öyle değil mi? Diğer taraftan ilişkinizin ve ayrılığın kendinize olumlu ve olumsuz getirilerini bir terazi misali tartmalısınız. Böylece duruma daha mantıklı açıklamalar getirilip duygusal rahatlama daha kolay sağlanabilir. Çünkü ayrılık yaşayan kişi içinde olduğu olumsuz ruh haliyle ilişkisinin hep iyi yönlerini düşünüp kendini daha fazla üzebilir. Olumsuz yönlerini de düşünün. Hollywood yıldızlarının ilişkilerinde bile olumsuzluk var illa ki. Bakınız; gözlere mükemmel görünen, “Angelina Jolie, Brad Pitt çifti ayrıldı” manşetleri. Ayrıca yaşadığınız üzüntünün normal olduğunu kabul edin ve yaşamak için kendinize izin verin. Bir süre sonunda iyi hissetmeye başlayacaksınız. Gitmez dediğimiz sıcak havalar gitmedi mi? Bakın serin rüzgarlar esmeye başladı bile. Ne demiş “Cemal Süreya” “Hayat kısa kuşlar uçuyor.”  Bununla birlikte  olumsuz duygulardan kurtulamıyorsanız profesyonel destek almanızda fayda var.

Ajda Pekkan’ ın ‘Bambaşka Biri’ adlı şarkısı size armağanım.

 

Şenol Baygül 

uzman psikolojik danışman